İNTİHAR DEĞİL CİNAYET

İ

Türkiye son günlerde yaşanan intihar haberleriyle sarsıldı. Önce 6 Kasım’da İstanbul Fatih’te 4 kardeşin, 9 Kasım’da Antalya’da bir ailenin geçim sıkıntısıyla intihar etmesinin ardından, Antep’te bir öğretmen mobbing sebebiyle, İstanbul Bakırköy’de bir aile ve Diyarbakır’da bir öğretmen ise yine geçim sıkıntısıyla hayatına son verdi.


Yaşanan intiharların sebepleri her ne kadar yandaş ‘’gazete’’ler tarafından hayatına son veren yurttaşların yaşam tarzlarında, geçimlerini sağlamak için yaptıkları ek işlerde ve hatta okudukları kitaplarda aransa da ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krizin yarattığı buhranın etkisiyle gerçekleştiği açıkça görülüyor.


Yaşananlar tüm çarpıcılığıyla karşımızda dururken iktidar bloku toplumun aklı ve vicdanıyla dalga geçercesine ‘’ekonomimiz aleyhinde algı yaratmaya çalışanlar var’’ safsatasına devam ediyor, intiharların asıl sebebinin örtbas edilmesi için kabahat siyanürde bulunuyor.


Ancak kendi şatafatlarının içindeyken halkın boğuştuğu krizin yanından bile geçmeyen saray rejimi, kendi ver ilerini bile görmezden geliyor. Doğrudan Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı TÜİK’in son verilerine göre Türkiye’de 4,6 milyon işsiz var, genç işsizlik oranı ise %27,1. Yine TÜİK’in verileriyle Türkiye’de 2002 – 2018 dönemini 17 yılda 50 bin 378 kişi intihar ederek hayatına son verdi. Türkiye’de yılda ortalama 2 bin 963, bir günde 9 kişi intihar etti. 2002’de 2 bin 301 olan intihar sayısı 2018 yılında 3 bin 161’e yükseldi. Tüm dünyada yapılan araştırmalar intiharların özellikle savaş ve ekonomik kriz dönemlerinde arttığını gösteriyor.


Sırtımıza yüklenen zamlar ve vergilerle krizin yarattığı bütçe açığı emekçi halkın cebindeki 3 kuruşla kapatılmaya çalışılıyor. İktidar bloku ülke ekonomisine birtakım güzellemeler yaparken bizlerin hayatın akışı içerisinde karşılaştığımız sorunlar oldukça sahici.
Okullarımızda yemekhanelere yapılan zamlar, yediğimiz ekmekten içtiğimiz suya yapılan zamlar, KYK (Kredi ve Yurtlar Kurumu) yurt ücretlerine yapılan zamlar, ulaşıma yapılan zamlar; elektriğe, suya, doğalgaza ‘’fiyat güncellemesi’’ adı altında yapılan zamlar… (Yazının bu kısmında sayfanın tümünü işgal etmemesi için zam listesine burada es vermek durumunda kaldık.)


Bir yanda lüksten ve itibardan vazgeçmeyerek akıl almaz harcamalara kaynak yaratabilen AKP iktidarı halkın alım gücünü günden güne eriten ekonomik krizin üzerinden kolaylıkla atlıyor. Devletten ve belediyelerden en çok usulsüz ihaleler ile ceplerini dolduran yandaş şirketlerin vergi borçları tek kalemde sıfırlanırken emekçi halktan milli çıkarlar gözeterek zamlara karşı fedakarlık bekleyip boyun eğmesi isteniyor.


İnsanlarımızı öldüren, ‘’her üniversite mezunu iş bulacak diye bir şey yok’’ diyerek bizi geleceksizlikle, güvencesizlikle baş başa bırakanlardır. Yaşanan intiharlar, 17 yıllık iktidarları süresince halk işsizlik ve yoksullukla boğuşurken kendi ceplerini halktan aldıklarıyla dolduran saray rejimi ve yandaşlarının eliyle işlenen cinayetler dizinidir.


Krizin sorumlusu halk değil, krizi yaratanların kendisidir. Ancak ceplerini bizden aldıklarıyla dolduranlar da bilmelidirler ki bu acımasız sömürü düzeni elbette böyle gitmeyecek.


Kendilerine her türlü zenginliği hak görüp halkın yoksulluğa mahkum bırakıldığı bu günlerden çıkışı birlikte yaratabiliriz. Yoksulluk kader değil, AKP iktidarının ülkeyi krize sürükleyen ekonomi politikalarının bir sonucudur. Toplumda yaratılan bu umutsuzluk tablosunun sebebi 17 yıldır neoliberal politikalarla bireycileşmenin körüklenmesidir. Saray rejiminin kendi yandaşından başka kimseye nefes aldırmama gayretinin olduğu zamanlardan geçerken örgütlü bir toplum olma haliyle çeşitli dayanışma ağlarını kurmak bugünün devrimci sorumluluklarından biri olarak önümüzde duruyor. Bu karanlık, yozlaşmış düzeni değiştirmenin yoluna elbette ‘’umudunu yitirme, devrimciler var!’’ sloganındaki irade rehber
olacaktır. Bir avuç zorbanın karşısında milyonlar olduğumuzun bilinciyle; eşit, özgür, insanca yaşanılabilir bir ülkeyi örgütlü gücümüzle kurabiliriz.

  Hayalet.biz

Ayağa kalkanların, başka bir dünyayı birlikte hayal etmenin imkanına tutulanların; eşit, özgür, emekten, doğadan yana kurulacak bir dünyanın Hayaletiyiz!

Bizimle İletişime Geç

Instagram